AŞIK MEVLÜT MERTOĞLU HAYATINI ANLATTI

24 Ağustos 2018 Cuma , 21:38
0 Yorum


Ben 1964 senesin de Aşkale’nin güllüdere kyn de sekiz çocuklu br ailenin 4 kızdan sonra dünyaya gelmiş ilk erkek çocuğum, Babam malum her köylü gibi çiftçilik yapardı, Anamda ev hanımı idi. İlk mektebi köyde bitirdim, daha sonra ortaokula Aşkale Lisesinin orta bölümün de başladım, son seneyi ise Şair Nefi ortaokulunda okuyup mezun oldum. Çocukluğuma gelince, kendi hayvanlarımıza hodaklık ederdim, kuzuları otlatırdım. Köyün çocukları ile itti bitti ( saklambaç) âşık oyunu, lebbik (düz)taşları üst üste dizer dondi oyunu oynardık.

Biraz daha büyüdükten ve düğün de oynayacak yaşa geldikten sonra kadınlar beni aralarına alıp kadın barı oynatıyorlardı, beni aralarına almalarının nedeni ise benim sesimin güzel oluşu idi. Biraz daha büyüdükten sonra erkeler ile birlikte Erzurum barı oynamaya başladık. 16 onyedi yaşına geldikten sonra aşkalede cirit oyunlarına katılmaya başladım. Ve aynı zamanda evin en büyük erkek çocuğu olmam münasebeti ile Aşkale de köyümüzün eniştesi ile İbazer ustanın yanında sıvacılığa başladım, tabi ilk yıllar işi bilmediğim için amale olarak çalışırdım.

Meslek hayatıma gelince bu yaşlarda benim Dr amcam bana hediye olarak uzun sap bir saz almıştı, köyde kendi kendime saz çalarak, saz çalmayı öğrendim. Bizim köyde yaşayan Hüsamettin dede ismin de sümmaniyi görmüş bir kişiden sümmani türküleri öğrendim, köy odasında ve düğünlerin de sümmani türküleri çalar söylerdim. 1985 senesin de ben Erzurum merkezde inşaatlarda çalışır iken akşamları da âşıkların kahvesi olan Kıbrıs palas kahvesine gelip aşıkları dinlerdim. O gecelerden birin de Âşık Reyhani bana kendi sazını vererek bana bir türkü okuttu böylece meslek hayatımın ilk başlangıcını yaşamış oldum.

1989 senesin de evlendim, üç çocuğum var bir çocuğum var, eşim ev hanımı. 1994 senesin de Pasinlerde inşaat iskelesinden düştüm ve inşaat işini bırakmak zorunda kaldım. Bu saatten sonra hobi olan âşıklık işim artık benim profesyonel işim haline geldi ve ekmeğimi sazım ve sözüm ile kazanmaya başladım. Sanırım hafızam beni yanıltmıyor ise 500 civarı şiir yazdım, şu an 250 tanesi kitap basımı için matbaada. En meşhur eserim ise TRT sanatçısı Mehmet Çalmaşır tarafından okunup tüm Türkiye ye mal olan Ayşe Erzurum’a gelin olaydı. Bunun yanı sıra benim için en değerli eserlerim ise şu şiirlerimdir.

SİZE DİYORUM

Dürüst insanlara sözüm yok haşa

Dağarcık delenler size diyorum

Garibi mazlumu vur taştan taşa

Sahte yol alanlar size diyorum

 

Hep kollarsız saldırmanın vaktini

El etek öpüp de sultan tahtını

Garibin mazlumun yetim hakkını

Açıktan çalanlar size diyorum

 

Su yerine rakı şarap içerek

Çıkar için dinsizliği seçerek

Haksız olup en üst başa geçerek

Haksız mal bulanlar size diyorum

 

Doğrulara kara leke vurarak

Haklılardan haksız hesap sorarak

Riyakârın saflarında durarak

Tarafsız kalanlar size diyorum

 

Garibanın kapısını basarsız

Zulümkarın karşısında susarsız

Fırsat bulsaz MERTOĞLU nu asarsız

Kula kul olanlar size diyorum …………

…….

BİZE ATATÜRK’ÜYANLIŞ ANLATTIZ

Din bilmez dinciler sahte sofular

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

Avam tabakası size inandı

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

 

Cumhuriyet kurdu karşı çıktınız

Okumaya yanlış gözle baktınız

Çıkarız uğruna dini yıktınız

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

 

Cahil alimlerle köy ağaları

Sardı etrafızı körlük ağları

Karanlığa ittiz ışık çağları

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

 

Nice ocakları yakıp yıktınız

HAKKI adaleti silip attınız

Tarihede yanlış riya kattınız

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

 

Der MERTOĞLU garibanlar bocalar

Çıplak kadınlarla doldu localar

Sizi sihir bazlar cinci hocalar

Bize ATATÜRK Ü yanlış anlattız

 

 

BU KÖYDE

Bilmeden bir köye misafir oldum

Şu bu diye falancı çok bu köyde

İsrar eylediler bir kaç gün kaldım

Gelen giden kalancı çk bu köyde

 

Asılsız usulsüz beste çoğalmış

Kalemsiz kağıtsız posta çoğalmış

Bu işlerde mahir usta çoğalmış

Dalga dümen pilancı çok bu köyde

 

Henüz anlamadım yapılan işi

Gördüm ki saymıyor ayaklar başı

Ayıklanmaz olmuş pirincin taşı

Semer kıran palancı çok bu köyde

 

Şey şeyin ayağın basmıyor henüz

Sısgalar beslenmiş olmuşlar semiz

Devletin malını görünce deniz

Balıklama dalancı çok bu köyde

 

Kılıcı çok keskin selam verene

Açık saçık hatasını görene

Hakkını arayıp hesap sorana

Hakka karşı olancı çok bu köyde

 

Kıralın yözüne baktım ki solmuş

Sordum sana herhal birşeyler olmuş

Dedi kıraldan çok kırakcı dolmuş

Fitne fesat yalancı çok bu köyde

 

Mertoğlu ne yapsın bunlar çok bilmiş

İmani vijdanı kalbinden silmiş

Kısa yoldan zengin olmaya gelmiş

Gıravatlı talancı çok bu köyde _

 

 

____ KALMADI EMİ

Beyim bilirmisin ince hesaptan

Köyde öküz binek kalmadı emmi

Sütü bakkaldan al eti kasaptan

Köyde sağın inek kalmadı emmi

 

Dadu feryad etti iller ilçeler

Azkaldıki dağ başına göçeler

Köye sahip olmuş topal sercler

Köyde arı sinek kalmadı emmi

 

koku saçmaz oldu gülü goncası

Yatar maaş alır köyün hocası

Tütmez oldu tandıların bacası

Köyde kete çörek kalmadı emmi

 

Manı kür pedi kür yaptıran kızlar

Ciladan boyadan gerilmiş yüzler

Yırtık pantol moda görünür dizler

Köyde fistan etek kalmadı emmi

 

Uzun sürmez biz herşeyden koparız

Kimlikten koparız yoldan saparız

Hormon kalmaz tarlalara seperiz

Çift çubuk mac enek kalmadı emmi

 

Zaman ahır zaman müddeti doldu

Bir takım densizler kula kul oldu

Tıkladı feyisten sevgili buldu

Görücüye gerek kalmadı emmi

 

Mertoğlu der giyinipte kuşandı

Bu saydığım şeyler hepsi yaşandı

Cadede evlenen evde boşandı

Hayata müşterek kalmadı emmi

 

Şu an ise Erzurum Büyük Şehir Belediyesi sanat merkezinde çalışmaktayım, bunun yanı sıra Temelli çay evinde haftada iki gün âşıklar fasıl’ını devam ettiriyorum. Ülke genelin de yapılan puanlı yarışmalara katılıp birçok kez birincilik aldım.

Hülasa demek istediğim çok şey var amma şimdilik bu kadar demek istedim.


Kaynak:
denizlihalkinsesigazetesi.com
HASANSOFT Haber Sistemi